
ABD’nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack, son dönemde Avrupa, NATO ve Türkiye ilişkilerine dair önemli ve tartışma yaratan açıklamalarda bulundu. Barrack’ın sözleri hem dış politika çevrelerinde hem de yerel siyasette yankı buldu.

Barrack, Birleşik Arap Emirlikleri’nde düzenlenen bir konferansta yaptığı konuşmada, Amerika ile Türkiye arasındaki ilişkilerin dayanıklı ve güçlü olduğunu belirtti. Müzakere edilen meselelerin önümüzdeki 4-6 ay içinde çözülebileceğini söyledi. Bu konular arasında özellikle S-400 hava savunma sistemleri ve F-35 savaş uçakları programına geri dönüş gibi kritik başlıklar bulunuyor.
Barrack’ın açıklamalarında Avrupa ve NATO iç politika eleştirileri de dikkat çekti.
Avrupa’nın Türkiye’nin savunma kabiliyetlerini ve stratejik önemini yeterince değerlendirmediğini savundu.
“Türkiye’nin Avrupa’yı savunmasını istiyorsunuz ama Avrupa, Rusya’yla ilgili endişeler nedeniyle Türkiye’nin ileri teçhizata sahip olmasını istemiyor — bu tam bir çılgınlık.” şeklinde sert ifadeler kullandı.
Bu ifadeler farklı çevrelerde tartışma yarattı; hem stratejik işbirliği vurgulanırken hem de Batı ittifakları içinde anlaşmazlıklara işaret ettiği yorumları yapıldı.
Barrack, ABD Başkanı Donald Trump ile Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasındaki ilişkinin güçlü olduğunu belirtti.
“İki lider arasında adeta bir kardeşçe bağ var” diyerek bu siyasi ilişkiye dikkat çekti.
Bu yorumlar, özellikle Türkiye-ABD arasında uzunca süredir devam eden S-400 / F-35 gibi kritik meselelerin çözümünde bu güçlü ilişki dinamiğinin rol oynayacağına dair beklentiler oluşturdu.
Bazı açıklamaları Türkiye’de de tartışma konusu oldu:
Milliyetçi çevreler, ABD tarafından yapılan bazı dış politika açıklamalarını Türkiye’nin egemenlik alanını aşan mesajlar olarak eleştirdi.
Barrack’ın Türkiye, Avrupa ve NATO eleştirileri bazı çevrelerde Batı-Türkiye ilişkisinin yeniden tanımlanması gerektiğine dair yorumlara yol açtı.
Barrack ayrıca Türkiye’nin bölgesel rolüne ilişkin değerlendirmelerde bulundu; Türkiye’nin Orta Doğu’da ve Rusya-Ukrayna görüşmelerindeki “benzersiz” rolüne dikkat çekti.
Sılakeş’e göre Tom Barrack’ın açıklamaları, hem ABD-Türkiye ilişkilerindeki mevcut dinamiklerin yeniden değerlendirilmesine hem de Avrupa ve NATO içindeki stratejik yaklaşımların sorgulanmasına yol açtı.
Barrack’ın güçlü ifadeleri, yalnızca ikili ilişkilerde değil, bölgesel güvenlik ve savunma politikaları ekseninde de geniş bir siyasi etki alanı yaratıyor.